Mobilya;
Çalışılan ve oturulan
yerlerin, günün şartlarına, insanların zevklerine göre süslenmesine,
değişik gayelerle donatılmasına yarayan, portatif ve taşınabilir
eşyalar.Bu gibi yerlerde kullanılan masa, iskemle, koltuk, kanepe,
divan, dolap, kitaplık, büfe, karyola v.b. gibilerin tamamına
''mobilya'', bu eşyaları yapanlara, satanlara da günümüzde
''mobilyacı'' denmektedir.Mobilya ve
mobilyacılığın tarihçesi; M.Ö.
yaşayan asurlular'a ait saray kalıntılarının duvarlarında bulunan
süslü kabartmalar, tezyinatlı kapı kanatları, iskemleler, aslan
ayaklı ve diğer motiflerle süslü masaların bulunması ; eski mısır
mezarlarında (odalarında) süslü sehpaların, kabartmalı duvar
taşlarının görünmesi yaşadıkları asırların ''mobilya'' örnekleri
hakkında bilgi vermektedir.Bunun yanında eski mısırlıların
oturdukları iskemlelerin, yattıkları kerevitlerin üstlerini hasırla
döşeyerek şilteler serdikleri bilinmektedir.Yapılan arkeolojik
kazılarda kullandıkları çeşitli eşyaların birçoğunun bugünkülere
benzemekte olduğu anlaşılmıştır.Eski mısır mobilyalarının pek çoğuna
bugün dünya müzelerinde rastlanmaktadır.
Mobilya'nın
yaşamdaki yeri; İnsan yaşamı çeşitli mekanlar içinde geçmektedir.
Bu mekanlar yapılış amaçlarına uygun olmalı, kullanıcısına gerekli
konfor düzeyini sağlamalıdır. Mekan içindeki ısı, ışık, ses, renk,
koku gibi fiziksel etmenler ve donatı öğeleri, kişi gereksinim ve
eylemlerine göre dengeli bir biçimde kurulmalıdır. Duvar, kolon,
kapı, pencere gibi yapısal bileşenler kadar donatı, aksesuar gibi
mekansal öğeler de mekan oluşturmada çok etkili rol oynar. Donatı,
renk ve dokusunun seçimi ile birlikte, bunların mekan içindeki
yoğunluk ve organizasyonu, o mekanın yaşanabilirliğini, olumlu ya da
olumsuz yönde etkileyebilmektedir.
Günümüz konutlarında mekanlar, içinde geçecek eylemlere göre
bölünmüştür. Bir yemek odasında sadece yemek yeme eylemi
gerçekleştirilmekte, dolayısıyla mekanlar o eylemlere olanak
sağlayacak şekilde döşenmektedir. Örneğin, bir dinlenme mekanında
donatıların rahat oturulabilir ve gerektiğinde uzanmaya elverişli
olması gerekmektedir. Oturma düzleminin zemin etkisinden korunacak
ve diz bükümünü karşılayacak kadar yükseltilmesi, omurgaya gelen baş
ve kol yüklerinin başka yerlere aktarılması, dinlenmek için şarttır.
Düz bir zemine oturmak dinlenme konforu açısından yetersizdir.
Oturulan düzlemin kan dolaşımını kolaylaştıracak bir yumuşaklıkta
olması, omurgadaki basıncı azaltmak için sırtın bir yere dayanması
kol ağırlıklarının kolçak, yastık gibi bir elemana aktarılması
gerekmektedir. Bunu karşılayacak elemanlar bağdaş kurulan sedirden
başlayarak günümüz teknolojisinde yaratılan çok çeşitli kanepelere
kadar gelmiştir.
Türkiye'de
mobilyacılık sektörü; Türk mobilya endüstrisi, çoğu geleneksel
yöntemlerle çalışan atölye tipi küçük ölçekli işletmelerin ağırlıkta
olduğu bir görünümdedir. Buna karşın özellikle son 15-20 yıllık
süreçte küçük ölçekli işletmelerin yanı sıra orta ve büyük ölçekli
işletmelerin sayısı artmaya başlamıştır. Ağaç İşleri Federasyonu’na
kayıtlı olarak mobilya işi ile uğraşan 550 bin küçük ölçekli işletme
mevcut olup, Sanayi Ticaret Odaları’na kayıtlı üyelerin de bu grup
içinde değerlendirilmesiyle işletme sayısının 600 000 - 650 000'i
bulacağı söylenebilir.
Fabrikasyon üretim yapan firma sayısı 10 civarındadır. 30 Kasım 1997
itibarı ile sektörde yabancı sermayeli 9 firma bulunmakta olup, bu
firmalardaki yabancı sermaye payı % 75.37’dir. Sektörün toplam
yabancı sermaye içindeki payı ise % 0.01 gibi oldukça düşük bir
düzeydedir. 2007 yılı mobilya rehberi araştırmasına göre mobilya
sektörü büyümü eğilimi göstermektedir. Bu büyüme modüler mobilya
üreticilerinin teknoloji yatırımına bağlı kapasite artışı ve ihracat
payımızın %3 lük büyümesiyle doğru orantılıdır. Mobilya sektöründe
2008 yılının başlarında bir daralma olsa da sene ortasına doğru
ihracata ve dolar kurlarına bağlı olarak ihracatta artış olacaktır.